Arama
 

DİNİ

 

Kiliseler ve manastırlar

 

 

 

Koruyucu Taksiarhis

Mantamado’daki Taksiarhis manastırı (Melek taburlarının Kumandanı) Lesvos’un büyük hac yeridir. Taksiarhis’e ibadet, muhtemelen köylülerin bilincinde bütün Lesvos’ta çok geniş olan Apollon ibadetinin yerini alarak ilk Bizans yıllarında başlar. İlk olarak bir kayadaki mağara içinde ibadet edilmekteydi, daha sonra bir gülhatminde, ta ki efsaneye göre Aziz kendisi ustaların aletlerini, kilisesinin inşa edilmesini istediği noktaya taşımıştır. Efsaneye göre, korsanlar manastıra saldırıp 40 rahibin 39’unu öldürmüştür. Kurtulan rahip Taksiarhis’in ikonasını mum ile talihsiz arkadaşlarının kanıyla sulanan topraktan yapmıştır. Kilisede rahibin yaptığı bütün vücudu değil, sedefle süslenmiş bir ahşap kutu içinde sadece kabartmalı kafayı görebilirsiniz. Yıllar geçtikçe, mumlarla tütsüler yüzünü tamamen karartmıştır ve gümüşlerin arkasından görülen görüntü kimileri için hoş, kimileri için ürkütücüdür. Bölgedeki inanca göre, Taksiarhis seni nasıl görüyorsa, sen de onu o şekilde görürmüşsün. Sen vahşi bir şekilde görüyorsan, o da vahşi bir şekilde görür. Sen hoş bir şekilde görüyorsan, o da seni bu şekilde görür.

Manastır muhtemelen Bizans döneminden beri vardı ve ada 1462 yılında Osmanlılar tarafından işgal edilince boşaltıldı. Eski bir çeşmedeki bir yazıtta okuduğumuz üzere, 1662 yılında kesin vardı. 18inci yüzyılda, muhtemene manastırın kabul yeri olan küçük kilisesinin yerine daha büyüğü yapılmıştır, 1879 yılıdna ise bugünkü şeklini almıştır; yani, üç bölmeli güzel bir bazilika, Mantamado sakinlerinin hediyesi.

Taksiarhis haccı, kilisenin etrafında bulunan hücrelerde, Paskalya’dan iki hafta sonra, Mir Taşıyan kadınlar Pazarı panayırına üç günlük konaklama sağlar. Manastı panayırı, Limonos manastırının panayırı ile beraber adanın en büyüklerindendir. Boğa kurbanı ve geleneksel “kiskeç” (keşkek) yemeğinin yapımı eşlik eder ve bu yemek devamla hacca gelenlere dağıtılır. İnsanlar genelde adanın çok uzak yerlerinden ve bütün Yunanistan’dan yaya veya süslenmiş atlarla gelirler.

Lesvoslular için koruyucu Taksiarhis ile bağlarının derin kökleri vardır ve onlar için hayatlarının her anında bir dost ve destektir.

Manastır telefonu: 22530 61 214

 

 

 

 

 

Limonos veya Agios İgnatios Manastırı.

Lesvos’un alan olarak en büyük manastırı Kalloni’nin dışında Filia’ya doğru giderken bulunmaktadır. Manastır 1526 yılında inşa edilmiş ve Taksiarhis’e adanmıştır, ancak kutlama günü 14 Ekim’de, kurucusu Aziz İgnatios’un anısına yapılmaktadır. Manastırda ana tapınak mekanında,  Osmanlı barok tarzındaki tahta oyma ve altın kaplama ibadet yeri ile şahane aziz ikonalarını sadece erkekler seyredebilir, zira kadınlara giriş yasaktır.

Manastır Osmanlılar döneminde önemli eğitim ve kültür merkezi olmuştur.

Manastırın müzesinde ender ikonalar, bizans el yazmaları, rahip kıyafetleri, olağanüstü tahta oymalı kasalar, folklorik eşyalar vs. konuk edilmektedir, kütüphanede ise 9uncu yüzyıldan kitaplar vardır.

Manastır telefonu 22530 22 289

 

Myrsiniotissa Manastırı

Molivos’a giden yolda, Kalloni’nin biraz dışında Aziz İgnatios’un bir Bizans manastırının kalıntıları üzerine inşa ettiği bu manastır vardır. Adını bölgede çok rastlanan “mersin” veya myrtus adlı bitkiden almıştır. Burada kalan az sayıdaki yaşlı kadınlar manastırı bir sessizlik cennetine dönüştürmüşlerdir; manastırın çiçekli bahçesinde sıcak öğlen saatlerinde dinlenebilirsiniz. Manastırın ana ibadet yerinde Aziz İgnatios’un mezası bulunmaktadır. Osmanlı döneminde manastırda, bölgedeki kızların eğitimine yönelik okul faaliyet göstermekteydi.

 

 

Agios Ioannis Theologos veya İpsilos Manastırı

Sigri yakınlarında, kule mimarisine sahip, yanardağ kunisinin tepesine kurulmuş olan, Lesvos ve açık denize olağanüstü bir manzarası olan bir Bizans manastırıdır. İbadet yeri, söylentilere göre 1101’de inşa edilmiştir. 1832 yılında rahipler bizzat yıkmışlar, zira Manastırın ihtiyaçları açısından yetersiz kalıyormuş ve Anemotia’lı baş usta Stratigis Karekos’tan yenisini inşa etmesini istemişlerdir.

Manastırın kütüphanesi ve müzesi ilgi çekicidir.

Manastır telefonu 22530 56 259

 

Perivoli Manastırı

Eski Kalloni-Eressos yolunu takip ederek, Vatousa’dan sonra yemyeşil, sakin ve serin bir vahaya inersiniz. İnşa edildiği tam tarih bilinmese de, manastırın Bizans dönemine ait olduğu düşünülmektedir. Aziz ikonalarının iki aşamada, iki ayrı ressam tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir; bunlardan birinde ortodoks aziz ikonalarının geleneğine aynen uyulmaktadır, diğerinde ise halk tarzı dikkat çekmektedir. Duvar resimleri büyük ilgi çekmektedir ve yüksek estetik değere sahiptir.

Manastır sabah 10’dan öğle 1’e kadar ve akşamüstü 5’den 7’ye kadar açıktır.

 

Manastır telefonu 22530 56249

 

Agios Rafail Manastırı

Geleneğe göre, Karyes tepesinde, Thermi yakınlarında bir kadın manastırı varmış ve korsanlar tarafından 1235’de yıkılmış. 1454 yılında Lesvos’a rahip Rafail ile rahip Nikolaos gelmiş ve keşiş Rouvim’in yaşadığı yarı harabe manastıra sığınmışlardır. Ancak 9 Nisan 1463 akşamı Osmanlılar Manastıra varmış ve rahiplerle oraya sığınanlar şehit düşmüşlerdir.

Yeni Manastır 1963 yılında inanırların hayalleri sayesinde inşa edilmiştir; bunlar sabırla belirli noktaları göstermişler, buralarda kazılar yapılmış ve antik manastır ile insanlarının kalıntıları gün ışığına çıkmıştır.

Manastır telefonu 22510 71259

 

Damandri Manastırı

Polihnito’dan yaklaşık üç kilometre önce, Midilli’ye doğru gelirken solunuzda sizi manastıra görüten bir tabelaya rastlarsınız. Manastır Kimisis tis Theotokou’ya adanmış olan koruma altında bir anıttı ve Bizans döneminden beri faal olduğu düşünülmektedir. Narteks ile ana tapınakta 18inci yüzyıla ait olağanüstü duvar resimleri göreceksiniz.

Manastır telefonu 22520 41319

 

 

Pithari veya Pammegiston Taksiarhon Manastırı

Eresos’tan dört kilometre önce toprak bir yol bu manastıra gider. Tam olarak ne zaman inşa edildiği bilinmemekle beraber, 1548 yılına ait bir Osmanlı defteri kebirde anılmaktadır. Giderek tenhalaştığından dolayı 1931 yılında komşu olan İpsilo Manastırı ile birleşmiştir. O zamandan beri ve 1964 sonrasına kadar bir kilise cezaevi olarak kullanılmıştır. Manastır bugün tamamen restore edilmiştir, kule tipindedir ve dağın altında, devasa mavi kayalar altında tırmanmışcasına, 2002 yılında barajdan dolayı oluşan yapay gölde, meşe ağaçlarıyla serin olukların arasında bulunmaktadır.

Manastır telefonu 22530 53.239

 

Petra’daki Panagia Glikofilousa

Geleneğe göre, 1600 civarında Galaksidi’den bir gemi gelerek fırtınadan korunmak için karşı adalara demir atmıştır. İçinde kendilerini kötülüklerden koruması için Meryem Ana ikonası varmış. Ancak bir akşam ikona kaybolmuş ve ovada yükselen kayanın tepesinde hafif bir ışık belirmiş. Ne olup bittiğini anlamak için oraya tırmandıklarında ikonayı bulmuşlar ve gemiye geri götürmüşler. Ertesi akşam Meryem Ana ikonası yine karçmış ve bu durum birkaç kez tekrarlanmış, ta ki karar vermişler ve ikonayı yeni yerine bırakmışlar ve orada ikonanın barınması için küçük bir kilise kurmuşlar. Sarp kayaya sadece bir insanın sığabildiği çok dar olan 114 basamak kazımışlar. Yeni kilise 1840 yılında yetli baş usta Stratigis Karekos tarafından inşa edilmiştir (planları olmaksızın!). Kilisenin sol bölmesinde mermer ağızlı bir kuyu vardır ve ayazma olan bu su kayadaki sulardan kaynaklanmaktadır. Çevresini çeviren, mazgal gibi küçük pencereleri olan yüksek duvarlar, hisar izlenimi yaratmaktadır, oradaki manzara ise en az etkileyicidir. Onbeş Ağustos’ta büyük bir panayır gerçekleşir.

 

 

Ayasos’taki Meryem Ana Kilisesi

Ayasos’un varlığı ve tarihi 4üncü yüzyıla ait olan Panagia Vrefokratousa (Çocuk Tutan Meryem Ana)’nın mucizevi ikonasıyla ayrılmaz bir parçadır. Bu ikonayı m.s. 800’de rahip Efesli Agathon Kutsal Zion’dan getirmiştir. Agathon inziva yerini Karya bölgesindeki güvenli ve ıssız bir yere yapmıştır ve burada 9uncu yüzyıl başlarında, ibadet etmek için gelen mukimler tarafından küçük bir manastır kurulmuştur. 1170 yılında ilk kilise kurulmuş ve sonradan yavaş yavaş etrafında köy kurulmaya başlamıştır.

Ayasos Meryem Anası Ortodoks dünyasının en büyük haclarından biri sayılır ve 15 Ağustos’ta bütün Yunanistan’dan akın akın insan toplar; bu insanlar Meryem Ana yortusunun arifesinde Midilli şehrinden veya bulundukları herhangi bir yerden, onu onore etmek için kiliseye yaya giderler.

Varolan kilise 1815 yılında inşa edilmiştir ve Lesvos’un en büyük kilisesidir. Adanın sonraki bütün kiliseleri için mimari örnek teşkil etmiştir. Üç nişi ve üç kutsal Trapeza’dan oluşan üç bölmeli bir bazilikadır ve Sultan II Mahmut’un bizzat verdiği izinle inşa edilmiştir; Sultan ikonanın mucizevi etkisinden etkilenmiş ve böylece buranın sakinlerine imtiyazlar vermişti. Bu olay tekstil ile ticaretin gelişmesine yol açmıştır.

 

 

Bizans kalıntıları

Thermi Pirgi’de eski mermer çeşmesi olan küçük meydanda Panagia Trouloti kilisesi bulunmaktadır. Kimisi tis Theotokou’ya (Meryem Ananın ölümü) adanmıştır, Bizans ritminde, olağanüstü bir tapınağı ve duvar resimleri vardır ve muhtemelen 14üncü yüzyıldan önce inşa edilmiştir. Lesvos’un en eski, mükemmel bir şekilde korunan kilisesidir ve taş işlemeleri üzerinde antik kabartmalar vardır.

Agios Stefanos Bizans Kilisesi Mantamado’dan önce, aynı ismi taşıyan beldede bir zeytin alanının içinde bulunmaktadır. Bir sadelik şaheseridir, adadaki en güzel Bizans mimari örneğidir, ve az sayıdaki ziyaretçisi sayesinde sükunet içinde bırakılmış ve zeytin alanı içinde korunmuştur. 11inci ile 13üncü yüzyıllar arasında yerli kızıl taştan inşa edilmiştir, duvarlarında ise entegre şekilde antik yazıtlarla sütun başları mevcuttur ve bu durum bölgede hristiyanlık önceli yüzyıllardan beri yaşam olduğuna şahitlik etmektedir.

 

Midilli kiliselerinde

Midilli şehrinin içindeki kiliseler son derece ilgi çekicidir.

Agios Athanasios Metropolit Kilisesi çok uzun gotik tarzındaki çan kulesi sayesinde şehrin neresinde olursanız olun, görülmektedir. Burada Sultanın ressamı Nikolaos Kesanlis tarafından çizilen sanat eserleri görebilirsiniz, kilisenin içinde ise Midilli’nin koruyucusu olan Agios Theodoros’un kemikleri saklanmaktadır. Kilisenin arkasında, muhtemelen antik olan şehir Rektörlük Binasına sahip açık arkeolojik mekan etkileyicidir.

Eski Mitropolis, Evangelistria veya Agion Theodoron Kilisesi, Fatih Sultan Mehmet Midilli’yi 1462’de ele geçirdiğinde şehirde kalmalarına izin verdiği yoksul Midillililer cemaasi ile özdeşleşmiştir. Hayatınızda göreceğiniz en güzel kiliselerden biri olan bu kilise, antik bir tapınağın mimari parçaları üzerine inşa edilmiş olup, Midillili Müslüman Türk vatandaşlarının da Azizlere yaptıkları adaklar açısından etkileyicidir.

Agios Therapondas şehrin simgesidir ve büyük ebatlardaki kubbesiyle şehre hakimdir. 19uncu yüzyılın sonlarında muhtemelen tedavi eden Asklipios’a adanan antik bir tapınağın yıkıntıları üzerine inşa edilmiştir. Aradaki yıllarda burada hayırseverlik mekanları vardı ve Osmanlıların Lesvos’taki son yıllarında şehirde bulunan yoksullar ve yabancılar için bir hastane ile küçük bir kilise vardı.